Ayinesi Face Book tur kişinin lafa bakılmaz
12/12/2008 ·
- seni feys de göremedim
- yok, göremezsin ben öyle şeyler yapmam
- niye?
- iki üç kere çay içtiğim birini mi ekleyeceğim? ne gerek var
- ailemle de feys book saçma
- -------------------------
- feys’in var mı?
-
- yok, kendi adıma açmadım başkasının adına adres açtım
neden?
öyle işte
--------------------------
- eşinin feys’i var mı?
- hayır kadınlar öyle şeyler yapmaz
annenlerle resmini göremedim
onlara ne gerek var niye annemleri görsün insanlar ….
------------------------
Oğlum sen beni feysten mi sildin?
Yok babacığım, herkesi deaktive ettim.
Niye?
Rahatsız oldum.
Kişilik sıkıntlarını sayfana yansıtma evladım, kişilik sorunlarının çözümü de orası, aç bak’iim feysini
Face-book…..
Toplumsal kişiliğimizi ve kendi benlik kavramımızı ayna gibi gösteren zamane sitesi.
60'lı yıllarda kırtasiyelerde satılan, daha çok küçük kızlarda daha yaygın kullanımı olan pembe kapaklı, kimisinin küçük asma kilidi olan hatıra defteri.
Kırtasiyelerde askerler için ayrı, erkek çocukları için ayrı satılan herbirinin ayrı kalitede cildi rengi olan defterler vardı.
Bazen genç kızların belki arka sıralardan çaktırmadan uzattığı birilerine, bazen öğretmenlere, okulun hademelerine, öğretmenlerine yazdırılan ibrişim ayraçlı o defterler .
-------------------------------------
Hatıra defterlerinde öğretmenler öğrencilerine hayatta başarılar diler,öğrenciler radyoda hafif müzik çalan televizyonsuz gecelerde arkadaşlarına "sevgili arkadaşım .... ‘a hayatı boyunca en güzel günlerieri yaşaması dileğiyle" gibi dilekler yazarlar, kenar süsleri yaparlar ....defter değiştirirlerdi.
Kiminde ikiyüzlülük, kiminde içtenlik vardı.
Herkes bu deftere yazmadı,
Kimi defterlerde yeni yayımlanmış bir Ümit Yaşar şiiri kiminde Orhan Veli, kiminde çikletten çıkma artist resimlerinin yapıştırıldığı , bazen evin en orta yerinde bazen yastık altında ve kimi durumlarda kilitli olabilen hatıra defterleri vardı.
Her aile hatıra defterine izin vermezdi.Hatıra defterine izin verse bireyselliğe izin vermezdi. Ama kullanan insanlar diğerlerinden başka bir yerdeydi
Kimisinin evinde hala hatıra defterleri özenle saklanır çünkü kendi gelişimlerine, kendine barışık , defterlerinin özeline karşın dostlarına duygusal borçları olmamış insanlardır.
Kiminde 13 yaşının en büyük aşkı artık bir gülümseme demetine dönüştüğü için sayfalar yırtılmadan yanmadan kişiliğin gelişimi sırasında insanın kendi terminatörlüğünden korundu.
.Kiminde de yılların taşınması sırasında arada burada kaldı yittti gitti.
Ama insan hep aynı insandı
Ortaokullarda Alman tipi öğrenci şapkaları kaldırıldığı 66 yılından radyolarda “Amerikan bankası anarşistler tarafından soyuldu, birinci ordu komutanlığından bildirilmiştir” anonslarına kadar hatıra defterleri kız erkek gençler için sosyal paylaşım hattıydı, karşı cinsten bir arkadaştan arka sıraları dolaşıp gelebilen...
Sonra ajans lar “haber”, anarşistler şehir eşkiyası oldu .
Televizyonlarda uzay yolu izlenmeye bilgisayar haberleşmeleri kurgu film olarak izlenmeye başladı.
Sonra, hatıra defterlerini atan yeni yetme çocuklar Cem Karaca'nın şarkısındaki tamirci çırakları parkalarını da attılar, ihtilal sonrası telsizlerle cb bandı çıktığında “bağyan arkadaş” aradılar.
Sinemalar televizyonlara, mektuplar telefonlara, her şey bilgisayar haberleşmesine uzanana,yaşantımız uzay yolu filmine dayanana kadar geldi yaşam.
Ama insan hep aynı insandı.
Türkiye de İslami bir akım başladı varoş çocuklarının kapılarının dan altılandan eve tıslayarak bedava giren gazeteler girmeye başladı
Nur risalelerine karşın,
bilgisayarın yırtılan penceresinden hayata gözler açılmaya başladı
Ve insan face book’u yarattı
Ve her şey birbirine girdi,zamanda yanan hatıra defterleri, ekranlarda hortladı.
İnsanlar daha parlak daha saklanamaz, daha ciltsiz, ibrişim ayraçsız, sayfa sayfa yayımlanıp reklam adacıkları oldu.
Tüm bunlara karşın artık gelişmiş bu dünyada batılı anlamda bir hatıra defteri olduk .
Ama insan hep aynı aynı insandı
Sorunlar, sınıflar hep aynıydı ve insanı Face Book tan tanımak mümkündü.
Ailece resimlerini koymuş insanların karşısında evli olduğunu yazabilen insan sayısı yine azdı.
Anadolulu Face book müdavimlerinin eşlerini hiç gören olmuyordu
, Evet Feys te de bile harem selam vardı ve sanki yine kalpaklı bir devrime susuyordu.
Face book artık daha kabuklaşmış ekran yüzüyle ışıklı bir büyüteç tutuyor insanların kendilerini saklamalarını bir yönüyle zorlaştırıyor herkese kapılarını açtırmıyordu.
Evinize gelip çocuklarınızla tanışmış eşinizle tanışmış ama eşini ve çocuklarını size tanıştırmayan arkadaşlar yine face book ta vardı.
Çok açıktılar,açıktaydılar
Defterlerinize yazan defterini saklayan dostlar yine vardı
Eşinin ve çocuklarının,ailelerinin fotolarını koymayan, ama herkesin fotoğraf galerileri arasında gezinen bir kesim yine vardı.
Çok ortadaydılar
Daha çok ticari yaşama sosyal yönden kayıtlı olmanın yarar getireceği beklentisi büyümüştü çıkarları saklanamıyordu.
Başkalarının tüm hayatını öğrenip kendi yaşamlarını gözden uzak tutanlar ,arkadaşlık akdini tamamen karşı tarafın ilişki trafiğinden yararlanmak üzere tek yönlü kullanan insanlar yine vardı
Bol arkadaşlı ve
fotoğrafsızdılar
çocuklarını bir kapsülle uzaya göndermişcesine ayrışıktılar,
saklanmaya çalışyorlardı ama kıyamet gününde gibi
ortadaydılar
arkadaşlık ilişkisini tamamen ticari bir meta haline dönüştürenler
Köyden gelip mason teşkilatına mazbut görünmek için aile mutluluğunu bile kinetik enerjiye dönüştürmek için sayfa açanlar
evliliklerinin dürüstlüklere kapılarını açmadığı insanlar yine vardı
Krallar çıplaktı..
Evet insan face book u yarattı
Face book cennetinde yaşadı ve cehenneminde yandı
Kimi çıklet artizli
Kimi Orhan veli’ li hatıra defterleri gibi
Ayinesi face book du çünkü kişinin
Tanrı bunu sayfasına yazmıştı.
Bol arkadaşlı
fotoğrafsızdılar
çocukları nı bir kapsülle uzaya göndermişcesine ayrışıktılar