felseciler toplandı

20/1/2008 ·

simdi görevde olan felsefe öğretmenlerinin dikkatine

Türkiye de düşünce ortamı nedir

Neden düşünce üretimi yok

tüm bu soruların yanıtı biraz da aşağıdaki yazıda

Adı geçen öğretmenlerden cemil sena haydarpaşa lisesinde öğretmendir,üniversite hocası değildir.

 harward darülfünunu ile lise öğretmenlerimizin iletişimi bugunkü ile karşılaştırılabilir

 

 

 

Felsefeciler toplandı

Dün saat üçte felsefeciler Şehzadebaşı'nda Felsefe ve İctimaiyat mecmuası idarehanesinde toplanmışlardır. İctima riyasetine (başkanlığına) Kazım Nami Bey intihab edilmiştir (seçilmiştir). Dünkü ictimada müderrislerden İsmail Hakkı, Mustafa Şekip, Naim, Nimet, İzzet, Mehmet Ali Ayni, Yusuf Ziya beylerle, Ragıp Hulusi, Orhan, Ali Kami, Hatemi, Cemil Sena, Namık, Hilmi, Mehmet Servet, Abdullah Cevdet beyler hazır bulunmuşlardır.

Cemiyetin 33 tane asli azası vardır. Katib-i umumisi (genel sekreteri), Kabataş Lisesi felsefe muallimi Mehmet Servet Bey'dir. Dünkü ictimada Mehmet Ali Bey söz alarak 1926 senesi Nisan'ında Harvard Darülfünunu'nda toplanan Altıncı Beynelmilel Felsefe Kongresi'ne iştirak ettiğini söylemiş, bade (daha sonra) Amerika'da Harvard Darülfünunu'nda toplanan beynelmilel felsefe ictimaına İsmail Hakkı Bey hakkında takdim ettiği tezini okumuştur. Mehmet Ali Bey bilahare İsmail Hakkı Bey'in felsefede ne gibi bir rol oynadığını mufassalan (ayrıntılı olarak) izah etmiştir.

Mehmet Ali Bey bundan sonra demiştir ki;

- " İsmail Hakkı Bey'in eserleri, ari ve farisiye (Avrupa dillerine ve Farsça'ya) tercüme edilmiştir. Eserlerinin türkçe nüshaları gayet muntazam bir üslupla yazılmıştır. Muallim Naci, Esami (isimler) adlı eserinde İsmail Hakkı'yı pek çok methetmiştir."

Bilahare Mehmet Ali Bey İsmail Hakkı Bey'in hayatından da bahsettikten sonra sözlerine nihayet vermiştir. Mehmet Ali Bey'in tezi mümkün olursa aynen, olmadığı takdirde hulasaten (kısaca) felsefe mecmuasında neşredilecektir. l

24 Şubat 1928 Cuma


Felsefe Cemiyeti'nin umumi katibi Mehmet Servet (Berkin) Bey. (1895-1941)

Yorum (0)

pkk dan tüm vatandaşlara tehdit

5/1/2008 ·

Her ne kadar Bekir Coşkun bey, TSK saldırılarının danışıklı dövüş koktuğu için pkk üstünde yeterli olduğuna inanmasa da PKK  epeyce canı yanmış görünüyor

PKK; Rojaciwan isimli internet sitesinde bir anket yayımlamış.Anket sanki sevilen yemekleri soruyor rahatlığı ile ölümlerden ölüm beğeninin sunumunda.İnanılmaz anket şöyle;

 

 

 

Gençler metropollerde bombalı eylemler yapmalı?

Barışta ısrar etmeli, protestolar düzenlemeli?
Partiye madi ve manevi yardım yapılmalı?
Eli silah tutabilen herkes HPG'ye katılmalı?
İmha politikalarına karşı Serhildanlar gelişmeli?
Sesiz kalıp olanları izleyip beklemeli?



birinci seçenek barış meselesini pek tutmamışlar son seçenekte de sessiz kalmamalı mesajı verilmiş
Bunca nefret yalnızca kürtlere mi ait yoksa tüm psikopatolojimiz PKK ile imi iltihap akıtıyor.
Birliktelik istemeyen ABD lilerin petrollerine yağ damlatmaktan başka nedir yapılan
ağızlarından ABD ve söylemleri düşmüyor.Kendileri oturan boğa kabilesinin gelişim düzeyine gelimimiş psikopatlıklarla ise hala siyasetçiler uğraşıyor.Böylesi nefret dolusu bir psikolojiyi tüm Türkiye ellerimizle yaratmışışız ve tedavi de bizlerin elinde.Onların istemediği gibi politik olarak birleşmek gerekiyor 12 eylülde politik partiler haline gelmemekte ısrar eden sol silindi.
PKK nın nefreti ise yalnızca ulusal değil.Konuştuğumuz ortak dil türkçe onların da düşlerinde konuştukları dil
PKK ve ayrılıkçı kürtleri kınamak gerekiyor

Yorum (0)

ku klux klan türkiyede işbaşında

16/12/2007 ·

Başkan bush Ku Klux Klan a  amerikada yolvermiyor sınırdan içeri meksikalı sokmuyor ama iş türkiyeye gelince meksikadaki teröristlerin abd ye girmemesi için ku klux klanla anlaşabiliyor.

Her yer ve gök türkiyede ku klux klan dolu .

ABD el kaidenin ne olduğunu HALA ANLAMADI galiba

Yorum (0)

hürriyet gazetesi yazarları: yaşam özgürlüğü tehlikede

15/12/2007 ·

Fazıl say Türkiye yi terkedecekmiş

Belli kimi gazetecilere ve üst düzeye bir "tiyo" gelmiş.

Hitler almanyasında da

kimi yahudiler tiyoyu önceden alıp kaçabilmişlerdi.

Fazıl say dolayısıyla

Allaha ısmarladık toplantısı yapılıyor tıpkı devlet memurlarının tayinindeki gibi

şehirde kalanlar

kurbanlık koyun gibi bekliyor.

Hürriyet gazetesi yazarları manşet yapamasada kulağımıza fısıldıyor

"Yaşamınız tehlikede"

Artık türban mürban takma konusu bitmiş

Takmayanların yaşamı sorgulanıyor

Sorarlarsa

"biz yaşam özgürlüğü demedik günlük yaşam dedik, yaşam tarzı dedik" diyecekler,

tehdide karşı boyunları bükük

yalnızlar

Hepimiz gibi kurbanlık onlar da

Bakın Tufan Türenç ne diyor;

 

 

 

Ülkedeki tersine gidiş Fazıl Say’ı bu noktaya getirdi.

Birçok sanatçımız da aynı ruh hali içinde.

Kimi yurtdışında kalışlarını uzatıyor, kimi oralara yerleşmek için hazırlıklar yapıyor.

Türkiye talihsiz bir dönemden geçiyor.

Toplumun günlük yaşam özgürlüğü ciddi şekilde tehlikede.

Laik, demokrat, çağdaş kafalı insanları içine alan cendere giderek daralıyor.

 

ertuğrul özkök de eklemiş

 

Çünkü korkular artık, hepimizin en kuvvetli ideolojisi olan "hayat tarzına" dayanmıştır.

"can güvenliğiniz tehlikede ey şeriat rejimi karşıtları"

"ey gerçek demokratlar, demokrasiseverler, dikkat" diyemiyorlar

çünkü işlerinden olurlar.

kaymakamlar camide bayramlaşıyorlar

yani içişleri bakanlığı camide,

Polisin bağlı olduğu İçişleri Bakanlığı.

Askere gel bizi kurtar diyemiyoruz

Darbe yaparsa antidemokrat olur

Ama 12 eylül yapılırken mübahtı

şimdi darbe de yasak.

Tıpkı İranda olduğu gibi evinin avizelerine asılmayı bekleyen yeni ampuller gibiyiz

bunu herekes biliyor, gizlice yazıyor ama manşet yapamıyor.

"fazıl say gidiyormuş"bahanesiyle  

 anlatıyorlar.

Biraz aba altından sopa gösteriyorlar

ne yapsınlar

can pazarı başladı demek ki

hayat tarzı

"günlük" yaşam gibi ekler takarak söyleyebiliyor adamcağızlar

dedikleri gibi olmama şansı yok demek ki...

Kurban Bayramı geliyor

herkes dikkatli olmalı

Sovyetler Birliği  zamanı gibi rejim karşıtlarından  kafası kesilemeyen ,asılamayan kimileri akıl hastahanesine,

iflah olmayanlar

evinin avizesine

Vallahi helal olsun bize......

ampülden geldik avizeye takılacağız bu gidişle....

 

 



 

Yorum (0)

kuranda başörtüsü yok,başörtüsü yahudi geleneği

14/12/2007 ·

Radikalden bir haber,

muazzez ilmiye çığ gibi bir başka  akedemisyene saldırıyorlar .Sıra Şahin Filiz de

 

 

 

 

 

 

 

ANKARA - 21'inci yüzyılda, 'okul' yönetiminden izinsiz şehir dışına çıktığı ve televizyon programına katıldığı için hakkında disiplin soruşturması açılan üniversite eğitim üyesi Doç. Dr. Şahin Filiz, 'aykırı düşünce'lerinden çok çekmiş.
Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi ve İslam Felsefesi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şahin Filiz, İslam felsefesi üzerinde uzmanlaştı. Filiz, avukatının verdiği bilgiye göre, "Kuran da başörtüsü yoktur. Başörtüsü Yahudi geleniği" şeklindeki tezleri nedeniyle fakülte yönetimi ve rektörlüğün tepkisini çeken Filiz, profesörlük unvanı için gerekli olan 300 puanın iki katı fazla puan topladığı halde, profesör olamıyor. Filiz 2005'ten beri İslam felsefesinde profesörlük için beklerken bu anabilim dalında hiç profesör yok.
Filiz, Bilgi Edindirme Yasası çerçevesinde 2005 yılına kadar 'pekiyi' olan sicilinin bu yıldan itibaren 'orta'ya düşürüldüğünü öğrenince bölge idare mahkemesine de başvurmuş.
Yönetimin mahkemeye sunduğu savunmadaysa "Filiz öğrenciler üzerinde baskı kuruyor. Öğrenciler bize sözlü bildirimde bulundu ve bu nedenle sicili düşürdük" denilmiş. Filiz'in avukatı Ali Altay'a göre hakkında hiçbir yazılı şikâyet olmayan müvekkilinin sicili, dedikodulara dayanılarak düşürüldü. Altay, "YÖK Teşkilat Yasası'na göre yöneticinin iki yıl üst üste sicili 'orta' olursa, yöneticilik hakkı elinde alınıyor. Yani bu yıl da sicili orta olursa anabilimdalı başkanlığı elinden alınacak" dedi.

Görevden alınmak istedi
Bir diğer gerginlik de Doç. Dr. Filiz'in 20 Ocak 2007 tarihinde babasının rahatsızlığı nedeniyle İslam felsefesi dersinin final sınavını yapmak için okula gelmemesi üzerine yaşandı. Fakülte yönetimi "Sınav koordinatörü tarafından aramanıza rağmen bulunmamanız ve sınavın yapılmaması sebebiyle 'yönetim görevinden ayırma' cezasına karar verilmiştir" dedi. Filiz'in mazaretini bildirmesi ve rektörlüğe itiraz etmesi üzerine anabilimdalı başkanlığı Filiz'e iade edildi. Ancak bu kez de kınama cezası verildi.

Cicili bicili türban
Doç. Dr. Filiz hakkında açılan televizyon programıyla ilgili soruşturmayı sürdürme amacıyla atanan Prof. Dr. Ahmet Yaman ismiyse dikkat çekici. Avukat Altay'a göre 'Görüşleri itibarıyla Filiz'e tamamen aykırı olan bir kişinin soruşturmacı olarak atanması' iyi niyetle hareket edilmediğinin göstergesi. İddiaya göre Yaman, türbanlı kız öğrencilere 'Cicili bicili türbanlar takmayın. Pantolon giymeyin' uyarısı yapan hoca olarak tanınıyor

Yorum (0)

« Önceki :: Sonraki »